Sigorta bilincini artıracak kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekiyor

SEKTÖR OLARAK SİGORTA BİLİNCİNİ ARTIRACAK KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA YAPMAMIZ GEREKİYOR
 
SBN Sigorta Genel Müdürü Recep Duray; ‘’Penetrasyonun artması hem ülke ekonomisine hem de dolaylı olarak firma ekonomilerine yarar sağlayacak bir durumdur. Baktığınız zaman kişi başına düşen sigorta üretimi gelişmiş ülkelerle neredeyse kıyaslanamayacak düzeyde ‘’
 
SBN Sigorta “Karlılık içinde büyüme” stratejisinin ardından “Sürdürülebilir büyüme/Sürdürülebilir karlılık” stratejisine başladı. Bu yeni strateji ile hedeflenen planlardan bahseder misiniz?
SBN Sigorta olarak 2012 yılından itibaren başlattığımız “Karlılık içinde büyüme” stratejimizde 4 tam yılı doldurduk ve artık “Sürdürülebilir büyüme / Sürdürülebilir karlılık” dönemine geçtik. Geçen yılı 15 milyon TL kar ile kapattık, kar/ prim üretiminde sektörde ilk 3’teyiz. Sonuçlar bizim için planlanan çerçevede ve tatmin edici.
Elbette bu, varış noktası olan bir yolculuk değil. Geçmiş 4 yılda pek çok alanda yaptığımız esaslı dönüşümü şimdi iş ortaklarımıza, müşterilerimize daha etkili anlatacağımız bir döneme başladık.
Hayat dışı branşta  4 tam yılda her çeyrekte sürekli kar eden 4 şirketten biriyiz. Biz bir sıçrama yaparak bu noktaya geldik , fakat bunun ileriki yıllarda da sürdürülebilir olması ve karlı bir portföyü yönetmemiz , yeni stratejimiz kapsamında ele alınacak. Kar etmek kadar , sürdürülebilir olması da çok önemli, son 4 yılda sektör yüzde 59 büyürken biz yüzde 104 büyüdük. Son 4 yılda aralıksız olarak hem sektör ortalamasının üzerinde büyüyen hem de karını artıran şirketimiz, bundan sonraki süreçte bu seviyelerin korunmasına odaklanacaktır .
Bu stratejisi doğrultusunda dağıtım kanalı yapılanmanızda ne tür değişiklikler yaşanacak? SBN Sigorta’nın dağıtım kanalı stratejilerinden bahseder misiniz?
SBN Sigorta olarak 2012’den bu yana dağıtım kanallarımızda riski ve karlılığı göz önüne alarak çalıştık, maliyetlerimizi daha iyi yöneterek, verimlilik artışı sağladık. Bankasürans bizim etkin olduğumuz dağıtım kanalımız. Aynı zamanda oto dışında da yoğun bir portföy yönetimimiz var. Ana hedefimiz bankasürans ağırlıklı olmak ve oto dışı ağırlıklı olmak. Fakat değişen stratejilere göre bu hedeflerimizde taktiksel değişiklikler yaşanabiliyor; dönemsel olarak oto branşında ya da acente broker kanalında da büyüdüğümüz zamanlar oluyor. Ama toplam yıl sonu dengesine baktığımızda bankasürans ve oto dışı ağırlığımızı bu sene de korumayı hedeflediğimizi söyleyebilirim. Risklerimizi daha iyi fiyatlayarak ve banka dağıtım kanalımızı etkin kullanarak yakaladığımız üretim artışımızın korunması ve sürekliliği için çalışıyoruz. 
Acentelerimiz ile ilgili hizmet ve ürün kalitemizi sürekli artırarak onlar için tercih edilen şirket olmayı hedefliyoruz, çalışmalarımızı da bu doğrultuda sürdürüyoruz.
2016 yılının ilk çeyrek sonuçlarını SBN Sigorta özelinde ve sektör genelinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hem sektör hem de SBN Sigorta ilk çeyrekte güçlü bir büyüme yakaladı. Ekonomik koşulların ivmesi olumlu bir şekilde devam ettiği sürece, sektörümüzün de istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini düşünüyorum. 2016 yılının ilk çeyrek sonuçlarına göre prim üretimimiz bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 39'un üzerinde artmıştır. Yine aynı dönem karlılığımız da benzer oranlarda arttı. 2016 ilk çeyrek sonuçlarına göre şirketimiz yine kar etti. Bu iki veri; sürdürülebilir karlılık ve üretim artışı, bizim ana stratejimizdi. Bunu başarı ile devam ettirdiğimizi söyleyebilirim. 
Trafik sigortalarındaki artan fiyatların bu büyümeye çok önemli bir katkı sağladığını düşünüyorum. Zira daralan bir ekonomide bu büyüme çok kolay değil. Biz hem müşteri sayımızı hem üretimimizi artırdık. Bu da bizim stratejimizin bir parçası, çünkü son 4 yılda müşteri sayımızı 126 Binden yeni müşteri kazanarak 255 Bine ulaştırdık.
Öte yandan  mevcut müşterilerimizle ilişkilerimizi daha da derinleştirdik. Poliçe sayımızda 172 Binden 322 Bine ulaştı. İyi bir büyüme ve çok daha iyi bir karlılıkla yılı kapatacağımızı düşünüyorum. 
Sektör oyuncuları sadece fiyat rekabetine odaklanmayıp, aynı zamanda sektör hacmini büyütmeye de yönelirlerse,  karlılığın dengeye oturacağını düşünüyorum. Sektör içinde olumlu geçen bir çeyrek yaşadığımızı düşünüyorum.
Sizce sigorta sektörünün karlılığını ve ülke ekonomisine olan katkısını artırması için daha çok hangi branşlara yönelmesi gerekiyor? SBN Sigorta 2016 yılında özellikle hangi branşlarda büyümeye odaklandı? Bu yıl pazara sunmayı planladığınız yeni ürün alternatifleri olacak mı?
Sigorta sektörünün penetrasyonu artırması lazım. Bunun en önemli konu olduğunu düşünüyorum. Penetrasyonun artması hem ülke ekonomisine hem de dolaylı olarak firma ekonomilerine yarar sağlayacak bir durumdur. Baktığınız zaman kişi başına düşen sigorta üretimi gelişmiş ülkelerle neredeyse kıyaslanamayacak düzeyde. Bazı risklerimiz hiç sigortalanmıyor, ihtiyaca yönelik ürünleri sektör olarak daha fazla çıkartabilmeliyiz. Bu kapsamda SBN Sigorta olarak her sene 3 ya da 4 yeni ürünü özellikle bankasürans kanalında müşterilerimizle buluşturuyoruz. Bu ürünlerin genellikle yeniçağın ihtiyaçları veya kişilerin çok fazla farkında olmadığı ihtiyaçlarıyla ilgili ürünler olmasına özen gösteriyoruz. Ferdi kaza bazlı ürünlerin üretimini artırdığımız müddetçe, ülke ekonomisine katkılarımız artacaktır.
Sigorta sektörünün karlılığını artırmada oto dışı branşların etkisi yadsınamaz. Oto branşındaki temkinli adımlarımızı, oto dışı branşlarda sunduğumuz yeni ürünlerin karlılığı ile destekliyoruz. SBN Sigorta olarak 2016 yılında ferdi kaza branşında yeni ürünlerle penetrasyonumuzu artıracağız. Yangın ve mühendislik sigortaları yanında DASK ve TARSİM alanlarında satışlarımız artarak devam edecek.
Bankaların çapraz satışlarını artırmak için bireysel müşterilerine yönelik özellikle ferdi kaza branşında yeni ürün taleplerinin artacağını ve bu alanın bu yıl daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz. Ayrıca  kentsel dönüşüm çalışmaları ile birlikte inşaat sektörü, 2015’de geçirdiği kısa durgunluk dönemi sonrası, 2016 ‘da yeniden atağa kalkabilir, biz de ürün çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırdık. 
Sigorta sektörünün en önemli problemlerinin neler olduğunu düşünüyorsunuz? Bu problemlerin çözümlenebilmesi için sizce atılacak adımlar ya da yasal düzenlemeler neler olabilir?
Sektörün geçmiş yıllarda da, günümüzde de en önemli sıkıntılarından biri; trafik sigortaları  nedeniyle her yıl uğranan büyük zararlardı. Trafikle branşı ile ilgili tüm merciler ortak bir platformda sektörün sıkıntılarını masaya yatırarak çözüm önerisi için çalıştılar, bunun için belli bir yol kat edildiğini söyleyebiliriz. Bu düzenlemeler sektörün önemli eksikliklerini giderdi. Sektör artan trafik primlerinin de etkisi ile 2016 yılı ilk çeyrekte önemli ölçüde büyüdü. Bunlar olumlu düzenlemeler ama sonuçlarını görmek için biraz daha beklemeliyiz. Trafik poliçeleri uzun  kuyruklu poliçeler olduğu için daha sonraki yıllarda nihai sonuçlarını görüyor olacağız. Prensip olarak yapılan düzenlemelerin sektörün karanlık alanlarını aydınlattığını ve sigorta sektörünü daha iyi, adil ve uygun fiyatlandırma politikalarına taşıyacağını öngörüyoruz. Bu sorun en geniş müşteri tabanına sahip olduğumuz alanda müşteri memnuniyetsizliği yaratırken, diğer taraftan sürekli zarar eden şirketlerin pazara yeni ürün geliştirmesi, farklı alanlara ya da dijitalleşmeye odaklanması gibi birçok konuda kaynak ayıramama problemini ortaya çıkardı. Trafik branşındaki zarar sıfırlandığında sigorta şirketleri sermayelerini artık penetrasyonun artırılmasına, yeni ürünlerin çıkarılmasına ve diğer ürünlerde eksik kalınan yerlerin giderilmesine harcayabilecekler. 
Bu yıl en önemli problemlerden birinin de yaşanan terör olayları ve risk taşıyan bölgelere teminat sağlanamaması olarak görüyoruz. Reasürörlerde bu bölgelerdeki çekincelerini daha sık dile getirmeye başladı.
Günümüzde birçok alanda etkisini artıran dijitalleşme, sigorta sektörünü de etkisi altına alıyor. SBN Sigorta teknolojik gelişimlerin sektöre etkisini nasıl değerlendiriyor? Şirket olarak teknolojik anlamdaki yatırımlarınız neler?
Birçok sektörde önemli bir satış kanalı olan internetin, sigorta satışında da aktif olarak kullanılmasının özellikle orta ve uzun vadede büyümeye olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum. Dijital gelişmeler sayesinde geleneksel müşteri profili, farklı kanalları aynı anda kullanan, dijital ortamdan araştırma yapan, fiyat karşılaştırması yaparak istediği ürünü istediği yerden satın alan müşteri profiline dönüşüyor. Günümüzde teknoloji odaklı kuşağın artık satış kanalı olarak dijital mecraları yoğunlukla kullanmaya başladığını görmekteyiz. Bu müşteri profilini yakalamak isteyen sigorta sektörünün, satın alma süreçleri ve sonrası hizmetler için dijital kanallarını iyileştirme konusunda yoğun bir yatırım sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Şirket olarak bizim de bu alanda proje ve yatırımlarımız devam etmektedir. Bu anlamda sigorta sektörünün geleceğini oldukça olumlu görüyoruz.
Dijitaleşmeden kaçış yok. Sigorta sektörü olarak müşterilerimize tercihler sunmak zorundayız. Şirketler gelecekte omnichannel olarak çalışacaklar. Müşteri istediği kanaldan hizmet alacak, bu müşterinin tercihi olacak. Bizim şirketler olarak buna uygun altyapıyı hazır hale getirmemiz gerekiyor. Tüm şirketler omnichannel çalışacaklar.Biz şirket olarak henüz işin başındayız. Fakat gündemimizde dijitalleşme var. Bu durum biraz da kaynakla ilgili, trafik sigortaları gibi enerjimizin büyük bir kısmını alan sorunlar çözüldüğünde bu tür alanlara hem sermaye hem de işgücü olarak yatırım yapmaya hazırız. Bütün iş yapış biçimlerimizi bu şekilde farklı kanallardan bize ulaşılması, satış, hizmet ve satış sonrası hizmet yapılması için adapte etmeliyiz. 
Türkiye’nin sigorta potansiyeli yüksek bir ülke olduğu biliniyor, ancak sigortalılık oranları gelişmiş ülkelere göre henüz istenilen seviyelere ulaşamadı. Potansiyelin bu kadar yüksek olduğu ülkemizde oranların istenilen seviyelere ulaşmamasının nedenleri sizce neler?
Sektörde hâlâ fiyat bazlı yıkıcı rekabet artarak devam ediyor. Ancak ülkemizde sigorta ihtiyacı tam olarak yerine getirilmiyor. Sigorta şirketleri yeterli büyüklüğe henüz ulaşamadı. Zaten yabancı şirketlerin yatırım yapmalarının nedeni de bu. Hâlâ cazip bir pazar konumundayız. Türkiye’de sigortacılık henüz tabana yayılmış değil. Endüstriyel tesisleri bir tarafa koyarsak, bireysel sigortalarda büyük eksiklikler var. Zorunlu olan DASK sigortasında bile sigortalanma oranı yüzde 25. Bu rakamlarla Türk sigorta sektörünün yerli ya da yabancı her şirket için cazip olduğunu düşünüyorum. Sadece dönemsel olarak beklemedeler. Radarlarında hala yer aldığımızı düşünüyorum.
Sektöre gelen yabancı şirketlerin kendi vizyon ve deneyimlerini Türk sigortacılığına yansıtması sağlanırsa pazar daha da büyütülmüş olacak. Getirdikleri bilgi ve deneyimleri Türk sigorta sektörüne göre şekillendiremeyen şirketlerin pazarı terk etmesi söz konusu olabilecek. Rekabeti fiyatla yapmanın sonu gelmeyecek. Rekabetin sadece fiyat değil, içerik ve hizmet üzerine olması gerektiği de zamanla anlaşılacak. Kurumsal firmalar dahil tüm tüketicilerde fiyat odağının gereğinden fazla öne çıkması sonucu, poliçelerin içerikleri bilinmiyor.
Oysa özellikle oto dışı ürünlerde içerik, muafiyetler, istisnalar, son derece önemli. Yıllardır finansal okur-yazarlığı artırma çalışmaları sürdürülüyor. Bütün rakamsal veriler gösteriyor ki sigorta penetrasyonu düşük. Bizim de sektör olarak sigorta okur-yazarlılığını artıracak çalışmalar yapmamız lazım. Müşterilerimizin çoğunun yeterli bilinç düzeyinde olmadığını görüyoruz. Bu konuda sektörel olarak sigorta bilincini artıracak kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekiyor. Türk sigorta pazarına giren yabancı yatırımcıların da trafik sigortalarında yaşanan sorunlar nedeniyle iştahlarının kapandığını fark ediyoruz. Türkiye potansiyeline inanıyorum, bu kısa aradan sonra taşlar yerine oturunca gerek mevcuttaki sermaye yatırımının gerekse yeni oyuncuların pazara olan iştahının artacağını düşünüyorum. Rakamsal olarak gördüğümüz potansiyel orta vadede 3-4 kat bir büyümeyi beraberinde getirecektir.