Trafikteki Değişimler ve Karlılık

‘’ Uygulamalar ortalama primleri düşürmüş ve bu da branş bazlı sektör üretimini geçen seneye göre olumsuz etkilemiştir ‘’

2017 yılında, 12 Nisan tarihi itibarı tavan fiyat uygulamasına geçildi ve sonrasında 11 Temmuz tarihi itibarı ile belirli kullanım tarzı ve basamakları içeren Zorunlu Trafik Sigortalarında Riskli Sigortalar Havuzu oluşturuldu. Havuzun adlandırılmasında olduğu gibi havuza konu araç gruplarını ve basamakları tamamen geçmiş dönem verileri açısından hasar frekansı ve hasara konu ödemeler anlamında yüksek riskli olarak tanımlayabiliriz. Havuz bir yandan riskin şirketlerce eşit paylaşılması olarak algılandığı gibi bir yandan da sigorta yaptırmayan bir kesimi poliçe düzenlemeye yönelttiğini söyleyebiliriz. Adetsel anlamda geçen seneye göre yaklaşık % 8 oranında bir artışı da bu şekilde yorumlayabiliriz.

Tavan fiyat uygulaması uzun yıllardır sektöre konu bir durum olup, hazinenin kararında sektör dinamiklerinin çok etkin olduğu görülmektedir. Uzun yıllar boyunca trafikte zarar eden bir sektör, bunun neticesinde fiyatlamaların artırılması ve yoğun olarak bireysel ve sektörel anlamda (nakliyeciler,otobüs firmaları,servisler v.b.) sigortalı şikayetlerine dönüşmesi ve Hazinenin bu yönde katı kararı. Bir diğer deyişle burada sorunun çözülememesinde ve uzamasında sebep sektör oyuncularının fiyatlamalarda ve rekabette hatalarıdır. Bunun nedeni tabana yayılan oranda bir araç grubu ve basamak portföyünün poliçeleşememesi, yeterli havuzun oluşturulamaması ve aşırı fiyat rekabeti sonunda tekrar tavan fiyat uygulamasını getirmiştir. Tavan fiyat uygulamasının yanı sıra araç gruplarında özel -  tüzel ayrımının kaldırılması sektörün risk seçimi ve fiyatlama yapmasını zorlaştırmış ve bununla birlikte kar etme kaygısını da artırmıştır.

Bütün bunlar olurken esasen havuzun düzenlenmesi havuza konu portföyün bir merkezden nasıl yönetileceği , bütün bu organizasyon için altyapının yeterli olup olmadığı konularını da gündeme getirdi. Üretimin paylaşılması, hasarın paylaşılması netleşmemiş hasarın raporlanması ve İleriki dönemlerde varsa düzeltmelerin nasıl olacağı ve bunların bir merkezden yapılması ve mutabakatı ve havuzun ne kadar süre ile devam edeceği gibi konular gündeme geldi. Konuların tamamının şuan itibarı ile net olarak cevaplanmamış olması ile birlikte önümüzdeki dönemlerde daha net görüş belirtebileceğimizi düşünüyorum.


Üretimi ve karlılığı ayrı ayrı değerlendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Alınan ilk verilere göre yaklaşık olarak % 8 oranında adette artışa karşılık primde % 12 oranında düşüş görülmektedir. Tavan fiyat uygulamasının ve havuz sisteminin trafik poliçelerinde sistem dışında olan araç gruplarını ve basamakları da belirli oranda sisteme dahil ettiğini görmekteyiz.  Bunun yanı sıra uygulamalar ortalama primleri düşürmüş ve bu da branş bazlı sektör üretimini geçen seneye göre olumsuz etkilemiştir. An itibarı ile bir şey söylemek güç olmak ile birlikte adette artış ve primde azalışlar yıl sonuna kadar devam edecek gibi görünmektedir.

Adetsel olarak durum incelendiğinde adetleri etkileyen bir çok etken bulunmakta. Hükümetin MTV oranlarında ve araç vergilerinde yaptığı düzenlemelerden tutun da akaryakıt fiyatlarına kadar bir çok neden saymak mümkün. Bunun yanı sıra sektörün mevcut yapıda risk değerlendirmesi ve fiyat uygulamaları da adetleri etkileyecektir. Dönemsel kampanyalar , taksit uygulamaları ve bunun gibi marketi hareketlendirici uygulamalar adetleri artırıcı etkide bulunacaktır.Tüm bunları zaman içerisinde daha doğru tespit edebileceğiz.

Şirketlerin karlılığı uzun zamandır sektörün sorunu olmuştur. Bu yeni uygulamalar bir çok soruyu da beraberinde getirmektedir. Havuz ve tavan fiyat uygulaması ne kadar daha devam edecektir? SGK oranı ve acente komisyon oranlarında ileride bir değişiklik veya yaptırım olacak mıdır? Asgari ücretler ilerleyen dönemlerde ne oranda artacaktır? Davaya konu  dosyalarda aktüeryal raporlar ile mahkeme kararları arasındaki fark için ileride bir düzenleme yapılacak mı? Döviz kurları ve yedek parça fiyatlarındaki dönemsel değişimler ve değer kaybı konusunda düzenlemeler ne şekilde olacak? Sürücülerin bilinçlenmesi, otomotiv sektöründe teknolojik iyileşmeler, oto yolların modernize edilmesi ve ticari faaliyet gösteren firmaların araç takip sistemleri gibi iyileştirici hususlar. Ve bunun gibi bir çok soruyu sormak ve iyileştirici durumları değerlendirmek mümkün. Sonuçta nasıl kar edilecek? Karlılık havuz ve havuz dışı portföy yapısının  çok doğru tespit edilmesi ile ve şirketlerin bu anlamda portföyünü oluşturması ile şekillenecektir. Başlangıçta yaklaşık 2,5 Milyar TL tutarında bir zarar havuzdan öngörülmüştü. Bu küçük farklar ile gerçekleşecektir. Yani havuz dışı portföy şirketlerin yıl sonu karını belirleyen olacaktır. Çok kolay görünmemekte. Nedeni ortalama primdeki azalma , adette artış ve havuzdan şirketlere ek olarak gelecek prim tutarları. Bilindiği gibi trafik poliçelerinde hasar dönüş hızı uzun sürmektedir. Bu yıl sonu için şirketlerin kar senaryoları yine bu yıl yazılan poliçelerden önümüzdeki yıllarda zarar olabilecektir. Bu uzun yıllar boyunca böyle olmuştur.Sektör total anlamda Trafik sigortalarında adetsel olarak büyümekle birlikte prim anlamında geçen seneye oranla düşük kalacaktır diye düşünüyorum.


Tavan fiyat uygulaması genel itibarı ile sigortalıları olumlu etkilemiş olmakla birlikte havuz modeli sadece riskli araç gruplarında öncelikle ticari araç gruplarını ve riskli basamaktaki sigortalıları olumlu etkilemiştir diyebiliriz. Özellikle sistem dışındaki bir portföyü sisteme dahil etmek için bir fırsat olmuştur. Sigortalılık oranındaki artış genel sigorta bilincini olumlu etkileyecektir. Bu durum sigortaya konu çapraz ürün satışını da olumlu etkileyecektir. Sektör şirketleri için daha fazla sayıda müşteriye ulaşma fırsatı her iki taraf için de olumlu olacaktır.Gelişmelerin müşterilerin şirket  ve sektör bağlılığını, memnuniyetini direk olarak etkileyeceğini düşünmemekle birlikte şirketlerin poliçeye bağlı hizmetlerindeki çeşitlilik bu durumu belirleyecektir. Sonuçta fiyat aralığı başlanılan uygulamalar ile daralmış olup, sigorta şirketine bağlılık konusunda duyarlı müşterilerden ziyade fiyata duyarlılığı olan müşterilerin sayısal çoğunluğu ön planda olacaktır. Bu durumda da hizmet kalitesi, sigortalı ile daha yoğun temas memnuniyeti etkileyecek ve belirleyecek konular olacaktır.Bir başka deyişle, uygulamaların zaman içerisinde sonuçlarını yorumlayabileceğiz. Burada sigortalıların sosyal ve ekonomik durumları, ülke genelinin trafik koşulları ve sigorta sektörünün bu olgulara katma değeri ve bunun sürdürülebilirliği sorunun cevabı olacaktır.